YAZARIN KARARI KESİNDİR

01 January 2009

Ericek koykentmitattan hediyedir Türkiye’ye. Enkaz adına bu ayıbı kaldıralım . 20 yıldır haklı iken haksızlığa uğratılan bariyerleri ve küflü çivileri sökelim. Değil mi arazi orman olmuş bu arazi ormanın olsun. Başbakan ve yetkililier acilen gelip görsün. Alabildiğine yeşilliktir alan. Bakabildikleri kadar baksınlar. Kabristandakilere bir dua okunsun. Ericekle ilgisi yok, yakını da yok diyen, gel gör yiğit dayımı, halamı, amcamı, anamı, babamı, kan bağlarımı… 2009′da bu acılar son bulsun. Ericek yeni yerine kurulsun. Türkiye’nin herhangi bir yeri veya dünya. Çizdiğim proje dünyanın her yerinde alkışlanacak türdendir. Severek, güzellikler içinde temeller atılsın. Ericek bir kır çiçeği olarak kalsın gönüllerde. Kar ışığı olarak kalsın hafızalarda. Bakmalara kıyamadığım bu vatan yine vatanımıza kalıyorsa ne mutlu! Ericek’te hiç kimseye tabu tahsisi yapılmasın. Büyük tarlada istediğim alan ormansa büyük tarlada da tabu tahsisi yapılmasın. Ericektedeki evlerde Büyüktarladaki evlerde yıkılsın orman arazisi olarak kalsın. Çevre ve orman bakanlığıda o enkazları kaldırsın güzel bir orman alanı olsun. 2008 yılında davetiye çıkardım, çıkardığım kurum ve yetkililer ile 2009 yılı itibariyle T.B.M.M ‘de ki 550 vekil sitemi izlesin satırlarımı okusun. Sonuç itibari enkaza davetlidirler. 22 Temmuzda açık basın toplantısında bana söz veren bulunduğum ilin 3 vekili diğer vekillere rehberlik etsin. Ben yokum. Elveda neslim, elveda Ericek kabristanında yatan yiğitler…Tüm insanların yeni yılını kutlar 2010 yılında tekrar görüşmek üzere,

YAZARIN KALEMİNDEN

13 December 2008

Birleşmiş milletler genel kurulunun 10.12.1948 tarih ve 217(III) sayılı kararı. İnsan hakları Madde 14-1.Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır. Alttaki yazılar bir vasiyetnamedir .
02.09.2008 Bulunduğum ilin tam yetkilisine bu belge gönderilmiştir.
Ben neslimi gittiğim ülkede bir arada toplar evlerini yaptırır bacalarını tüttürürüm. 2008de faks yazı sıra atlamaksızın tüm yetkililere duyrulmuştur. Üst düzeyler gönderin beni bu ülkeden. Telefonu kapatanları oturumu kapatanları iki köy yetkilisini hiddet ve şiddetle yerinden kalkıp beni dövmeye kalkan sinerjinin söylediği kötü sözler beynime işledi . Acılar içinde yansın . Köyün köylünün hizmetin hizmetlinin elinden ne yediyse haram olsun . 18.05.1989 tarihli raporda enkaz adına 6. sıradaki aza hakkından neden feraket etti ? Yoksa onu da dövmeye kalkıp gözünü korkutup susturdular ya da ayrı bi ödenek mi ödediler ? 02.01.2009 dan itibaren 14-1 Madde ile bu dosya gerekli yerlere iletilecek. Ericek şahlanacak yerinde değil nakille . Bu nakil yurt dışındada olabilir . Devletin bu güne kadar enkazın kalkıp bu evlerin yapılması adına net bir çalışması tarafıma bildirilmemiştir. İki köy muhtarı da bu konuda bir çalışma yapmamıştır. Tebellüğ belgesi imzasızdır. Şaibelidir. Adıma tutulan tutanak tamamen gerçekdışıdır. Bu iki muhtardan talepte bulunduğum parayı enkaz adına istiyorum. Ericekte kabristanda kemikler sızlıyor. Kimse gelip gitmiyor duman tütmüyor. Adrese dayalı canlı yok diyor yetkili. Sordum soruşturdum Ericekle ilgisi yok yakını da yok diyor. Yakını olan kim ? Ericekle ilgisi olan kim ? Ericek 20 yıldır boş ! Bununla gurur duyun yetkililer ! Boş yerde kime ne sordunuz ? Ericekte evcil hayvanlarda yok yabani hayvanlar elbette var . Onlara sorsan doğruyu söyler , siz bunu nereden uydurdunuz yetkili ? Gereksiz zaman kaybı harcama diyorsun . Sana 10 katını öderim . Senden talep ettiğim parayı hazırla yetkili . Güvenim sarsıldı umudum kesildi ben bu ülkeyi terk ediyorum. Köyün içinde gezerken dikkat et ayağın kayar küflü çiviler batar yetkili . Yıllar geçse de bu haklar alınacak. Bu siteyi izleyenler bu yazıyı okuyanlar 1915 yılını hatırlayacak. İnsanları evinden köyünden yok eden canından bezdiren göçe zorlayan yetkili bu sözlerim bir vasiyetnamedir. Bu ülkede x olursam cesedimi gideceğim ülkenin ve bu ülkenin bayrağı eşliğinde istediğim topraklara naaşımı defnedin !!! Ericek bana engel olanların olsun , elveda ülkem …

YAZARIN KALEMİNDEN ÜLKENİN KALKINMASI ADINA

09 December 2008

Hayatımın sonbaharında , ideallerimin ilk günündeyim . Köylerde bayraklar dalgalanacak, köylüler uşaklara, aşlaklara kavuşacak . Evcil ve yabani hayvan sayısı çoğalacak, ülkemde ekonomi rayına oturacak . Borçlu iken alacaklı olacak halk . Nasıl mı ? Bedavacılığa sonla . Alın teri , bilek gücü ile ülkem şahlanacak . Köylerdeki dumanla teknolojinin dumanı terazide olacak . Her ikisi de gereklidir ülkemde . Terazi dengedir. Ekmek kırığı, ağaç yongası, kömür parçası, canın yongasıdır . Güzel kardeşim elin verdiği elbiseyi giyme . Elin verdiği makarnayı pişirip yeme. Elin verdiği odunu, kömürü yakıp ısınma . Muhtaç olduğun gücü damarlarındaki kanında ara. Fiyatı ödenmeyen mal bedava alınan maldır. Bunun fiyatını ödemeye senin ömrün yetmez. Senden sonrakilerin de boynunu bükük bırakma, dik ol. Uzun ömür hiç önemli değil, önemli olan insan gibi yaşamak…Bu satırlardan sonra benim halkım bedavacılığa geçit vermeyecektir. Haydi güzel halkım kalk ayağa köyüne köylüne sahip çık …

7 ASIRLIK YAZARIN KALEMİNDEN KOYKENTMİTAT;

07 December 2008

Dünyanın en güzel varlığı insan … Bu güzel insanların kurban bayramını en içten dileklerimle kutlarım … Bu kurbanlar köylerde köylüler tarafından yetiştirilmektedir. Sebze ve meyve ürünleri de dahil. Köye, köylüye; hizmete hizmetliye can suyu olalım. Köyler canlansın. Yarına kalırsak köyler bacaklar gibidir. Bacaklar tutmazsa köyler çöker köylülerimize iman suyu vermek zorunda kalırız. Bu sözüm yeryüzünde yaşayan herkesedir. 02.01.2009 tarihinden itibaren bu yazışmalarımı 02.09.2008 tarihli dilekçenin doğrultusunda ilk etapta Avustralyaya ikinci etapta Fransaya üçüncü etapta Amerikaya ileriki tarihlerde tüm dünyaya ileteceğim Ericek enkazını … Saygılarımla …

YEDİ ASIRLIK YAZAR

05 March 2008

Bir asırda bir doğar. Halkı ona kucak açar.

Yaşadığı yıllarda özgürdür dünyaya ufku açıktır.

Tüm organları hürdür, yalın ayak gibi

Doğadaki depreme, ateşe, suya saygılıdır

Uşakları, aşlakları, hayvanları köy tarlasında ister

Bostan tarla ürünleri hayvan dölleri idealidir.

Taşınmaz mal varlığı 2B kapsamındadır.

Evlerin yandığı tarihten itibaren haklar korunacaktır.

Coplum derelerden çok rahat geçtim

Sımsıkı dağlarda türkü söyleyerek gezdim

Zifiri karanlıkta tabiatta kucak açarak dolaştım

Ücra tepeler beni gel diye bekler

Ericekliler destek verir, dört kişi hariç

Köyün ortasındaki küflü çivileri sök diye

Azmedemez, hazmedemez olup biteni Ericekliler

Küflü çiviler sökülmeyecek, 19 yıl geçti

Ericek battı diye kih kih gülenler, oh be diyenler

Herkes sözünün arkasında dursun işte buradayım

Geri adım atmak yok olduğunuz gibi olacaksınız

Yeni Ericek Köyünün kurulması 20 yılı aşar

AKLIN BİLGİNİN TABUSUNU ERİCEK HARİTASI ÇİZER…!

TAVİZ

19 October 2007

Kalpten inanmaz

Yürekten sevmez

Menfaatsiz selam almaz

Taviz vermem.

Sahtedir gülüşleri

Yapmacıktır sözleri

Hiçbir geçerliliğine

Taviz vermem

CİNKAYA

19 October 2007

Yosunlaşmış oralar

Unutulmuş anılar

Terkedilmiş maziler

El ediyorlar

Göz ediyorlar

Geçin gidin diyorlar

Anılar maziler

Yel köprüden geçtik

Kanatları açtık

Cinkayadan uçtuk

Elveda Ericek

Uzaklara, Uzaklara

ÖDÜL

12 October 2007

Selamın zulüm

Hal hatırın sitem

Yemeğin zehir

Cezan ödüldür bana

Barınağın zindan

Varlığın yokluğun

Bedavadır bedavacıdır

Küskünlüğün ödüldür bana

Ağustosta bastığın toprak

Oynaktır kaygandır buzludur

Canıma kanıma işledin

Uzaklaşman ödüldür bana…

ERİCEK

12 October 2007

Ne babayiğitler yetiştirmişsin

Tamamı bir bütün denge

Dünya ismini duyacak

Koruma altına alınacaksın

Ben de kalpten yandım

Benden önce yanan da vardır

Benim de senin de yanışımız

Ne ilk ne son olacaktır.

Yanalım ki güller bitsin

Kor kor olsun Ericek

Allah neye kadir değil?

Tüm insanlar görecek.

TOMURCUK

12 October 2007

Hepimiz bir araya gelemedik

Astarı yüzünden pahalı oldu

Çözüm birlik beraberliktir

Birbirimize daha ılımlı olalım.

Bir tomurcuktur Ericek gençliği

Geç kaldı sayılmaz gençlik

İlk ve son bir başlangıçtır

Bu mutluluğu paylaştıklarında

Akan kükreyen sular gibi

Çiçek açan ağaçlar gibi

Toprakta yetişen bitkiler gibi

Koruyup gözetelim birbirimizi…